5237 sayılı TCK'ya göre, dava zamanaşımının hukuki niteliği nedir ve bu niteliğin en önemli sonucu nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #38873

Makalede belirtildiği üzere, dava zamanaşımının hukuki niteliği, doktrin ve uygulamada bir 'maddi ceza hukuku' kurumu olarak kabul edilmektedir. Her ne kadar yargılamanın yapılıp yapılamamasına ilişkin bir dava şartı olması nedeniyle usul hukuku ile yakın bir ilişkisi olsa da, kişinin cezalandırılabilirliğini doğrudan etkilediği için maddi ceza hukuku karakteri ağır basmaktadır. Bu hukuki niteliğin en önemli sonucu, zamanaşımı kurallarının uygulanmasında ceza hukukunun temel ilkelerinden olan 'failin lehine olan kanunun geçmişe yürümesi' (TCK m. 7/2) ilkesinin geçerli olmasıdır. Buna göre, bir suç işlendikten sonra yürürlüğe giren yeni bir kanun, zamanaşımı sürelerini failin lehine (daha kısa) veya aleyhine (daha uzun) değiştirmişse, bu iki kanun karşılaştırılır ve failin lehine olan hüküm uygulanır. Eğer zamanaşımı bir usul hukuku kurumu sayılsaydı, 'derhal uygulama' ilkesi gereği, yürürlüğe giren yeni kanun failin aleyhine bile olsa hemen uygulanırdı. Maddi ceza hukuku kurumu kabul edilmesi, faile bu güvenceyi sağlamaktadır.