Davanın ihbarı (HMK m. 61) üzerine davaya katılan fer'i müdahilin (HMK m. 66) davadaki konumu ve yetkileri nelerdir? Fer'i müdahil aleyhine hüküm kurulabilir mi?
Davanın ihbarı üzerine veya kendiliğinden davaya katılan fer'i müdahil, davada taraf sıfatına sahip değildir. O, yalnızca davayı kazanmasında hukuki yararı bulunan tarafa 'yardım etmek' amacıyla yargılamada yer alır (HMK m. 66/1). Fer'i müdahilin davadaki konumu ve yetkileri şunlardır: 1) Taraf Değildir: Asli veya karşı taraf olarak görülmez. Bu nedenle, HMK m. 69/1 uyarınca, hakkında hüküm kurulamaz. Mahkeme, hükmü sadece davanın asıl tarafları (davacı ve davalı) hakkında tesis eder. 2) Bağımlı Konumdadır: Fer'i müdahil, katıldığı tarafın yardımcısıdır. Bu nedenle, onunla birlikte hareket eder. Yaptığı işlemler, katıldığı tarafın işlemlerine aykırı olamaz (HMK m. 68). Örneğin, asıl tarafın kabul ettiği bir vakıayı fer'i müdahil inkar edemez. 3) Usul İşlemlerini Yapabilir: Katıldığı tarafın yararına olan her türlü usul işlemini yapabilir. Delil ileri sürebilir, tanık dinletebilir, duruşmalara katılabilir ve beyanda bulunabilir. 4) Kanun Yollarına Başvurabilir: Hükmü, katıldığı tarafla birlikte veya tek başına kanun yoluna (istinaf/temyiz) götürebilir. Ancak bu başvuruyu kendi adına değil, katıldığı taraf lehine yapar. Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'nin 2017/5150 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, hüküm fer'i müdahil hakkında değil, taraflar hakkında verilir. Eğer mahkeme hataen fer'i müdahil aleyhine hüküm kurarsa, bu usule aykırı bir durum oluşturur.