Bir idari işlemin iptali davasıyla birlikte açılan tam yargı davasında, mahkemece hükmedilecek tazminat miktarı nasıl belirlenir ve bu süreçte bilirkişi raporunun rolü nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #38856

İptal davasıyla birlikte açılan tam yargı davasında mahkeme, öncelikle idari işlemin hukuka aykırı olup olmadığını, yani iptal edilip edilmeyeceğini karara bağlar. İşlemin iptaline karar verirse, bu işlemden kaynaklanan zararın tazmini aşamasına geçer. Tazminat miktarı, davacının uğradığı 'gerçek zarar' esas alınarak belirlenir. Bu zarar hem maddi hem de manevi olabilir. Maddi tazminatın belirlenmesi teknik bir konu olduğundan, mahkeme genellikle bilirkişi incelemesine başvurur. Bilirkişi, davacının uğradığı zararın kalemlerini (örneğin, yoksun kalınan kazanç, tedavi masrafları, malvarlığındaki azalma vb.) hesaplayarak bir rapor hazırlar. Mahkeme bu raporla bağlı değildir; ancak raporu hükmüne esas alacaksa gerekçesini belirtmelidir. Raporu yetersiz veya çelişkili bulursa ek rapor isteyebilir veya yeni bir bilirkişi heyeti görevlendirebilir. Manevi tazminatın belirlenmesi ise mahkemenin takdirindedir. Mahkeme, manevi tazminat miktarını belirlerken olayın niteliğini, tarafların sosyal ve ekonomik durumunu, zararın ağırlığını ve hakkaniyet ilkesini göz önünde bulundurur. Manevi tazminat, zenginleşme aracı olmamalı, ancak duyulan elem ve ızdırabı bir ölçüde dindirecek makul bir miktarda olmalıdır (Danıştay 10. Daire, 2021/2303 K.).