Anayasa Mahkemesi'nin bireysel başvurularda kabul edilebilirlik kriterlerinden olan 'kişi yönünden yetkisizlik' ne anlama gelmektedir? Makalede yer alan 2012/22 ve 2012/95 başvuru numaralı kararlar üzerinden bu kriterin kamu tüzel kişileri ve özel hukuk tüzel kişileri (dernekler) için nasıl işlediğini açıklayınız.
Kişi yönünden yetkisizlik (ratione personae), bireysel başvurunun, başvuru yapma ehliyetine sahip olmayan bir kişi tarafından yapılması durumunda Anayasa Mahkemesi'nin verdiği bir kabul edilemezlik kararıdır. 6216 sayılı Kanun'un 46. maddesi bu ehliyeti düzenler. Makalede incelenen iki karar, bu kriterin farklı tüzel kişilikler için nasıl uygulandığını göstermektedir: 1) Kamu Tüzel Kişileri (AYM, 2012/22 başvuru): Bu kararda, bir köy muhtarlığının başvurusu incelenmiştir. Anayasa Mahkemesi, 6216 sayılı Kanun'un 46/2. maddesindeki 'Kamu tüzel kişileri bireysel başvuru yapamaz.' hükmüne dayanarak, köy muhtarlığının bir kamu tüzel kişisi olduğunu ve dolayısıyla bireysel başvuru yapma ehliyetinin bulunmadığını belirtmiştir. Başvuru, esasa girilmeksizin 'kişi yönünden yetkisizlik' nedeniyle kabul edilemez bulunmuştur. 2) Özel Hukuk Tüzel Kişileri (AYM, 2012/95 başvuru): Bu kararda ise bir derneğin başvurusu ele alınmıştır. 6216 sayılı Kanun'un 46/2. maddesi, özel hukuk tüzel kişilerinin 'sadece tüzel kişiliğe ait haklarının ihlal edildiği' gerekçesiyle başvuru yapabileceğini düzenler. İncelenen olayda, bir kanuni düzenleme dernek üyelerinin mesleki haklarını etkilemektedir. Anayasa Mahkemesi, bu düzenlemenin doğrudan derneğin tüzel kişiliğine ait bir hakkı (örgütlenme özgürlüğü gibi) ihlal etmediğini, sadece üyelerinin kişisel haklarını etkilediğini tespit etmiştir. Derneğin, üyelerinin hakları için 'dolaylı mağdur' olarak başvuru yapamayacağını belirterek, derneğin 'mağdur' sıfatı taşımadığı gerekçesiyle başvuruyu yine 'kişi yönünden yetkisizlik' nedeniyle kabul edilemez bulmuştur.