5237 sayılı TCK m. 67/4'te düzenlenen 'uzamış zamanaşımı' süresinin, fiili işlediği sırada çocuk olanlar için nasıl hesaplanacağını, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 11.12.2012 tarihli, 2012/1842 K. sayılı kararını esas alarak bir örnekle açıklayınız.
TCK m. 67/4, zamanaşımını kesen bir nedenin varlığı halinde, zamanaşımı süresinin, ilgili suç için kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzayacağını belirtir. Çocuklar için ise öncelikle TCK m. 66/2'ye göre indirilmiş olan temel (olağan) zamanaşımı süresi bulunur, daha sonra uzamış süre bu indirilmiş süre üzerinden hesaplanır. YCGK'nın 2012/1842 K. sayılı kararında bu durum somutlaştırılmıştır. Karara konu olayda, sanığa atılı nitelikli hırsızlık suçunun (TCK m. 142/1-e, 143/1) cezasının üst sınırı 6 yıl 8 aydır. Bu ceza miktarına göre yetişkinler için olağan zamanaşımı süresi 15 yıldır (TCK m. 66/1-d). Suçu işlediği sırada 12-15 yaş grubunda olan çocuk sanık için ise bu süre, TCK m. 66/2 uyarınca yarı oranında uygulanarak 7 yıl 6 ay olarak bulunur. Uzamış (kesintili) zamanaşımı süresi de bu indirilmiş süre üzerinden hesaplanır. Yani, 7 yıl 6 ay + (7 yıl 6 ay / 2) = 11 yıl 3 ay olur. Yetişkin bir fail için 22 yıl 6 ay (15 + 7.5) olan uzamış zamanaşımı, 12-15 yaş grubundaki çocuk için 11 yıl 3 aya inmektedir. Bu hesaplama, çocuklara yönelik pozitif ayrımcılığın uzamış zamanaşımında da devam ettiğini göstermektedir.