CMK m. 225/2 uyarınca mahkemenin, iddianamedeki hukuki nitelendirme ile bağlı olmaması ilkesi, dava zamanaşımı süresinin belirlenmesinde nasıl bir rol oynar?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #38847

CMK m. 225/2, 'Mahkeme, fiilin nitelendirilmesinde iddia ve savunmalarla bağlı değildir' hükmünü içerir. Bu, mahkemenin, savcının iddianamede belirttiği suç vasfı ve kanun maddesi (sevk maddesi) ile bağlı olmadığını, dosyadaki delillere göre fiili kendisinin hukuken nitelendireceğini ifade eder. Bu ilke, dava zamanaşımının belirlenmesinde önemli bir rol oynar. Çünkü dava zamanaşımı süresi, suça kanunda öngörülen cezanın ağırlığına göre belirlenir (TCK m. 66). Yargılama sırasında mahkeme, toplanan delillere göre fiilin, iddianamede belirtilenden farklı veya daha ağır bir suçu oluşturduğuna kanaat getirirse, zamanaşımı hesabını bu yeni ve doğru nitelendirmeye göre yapar. Örneğin, 'taksirle yaralama' suçundan açılan bir davada, mahkeme fiilin aslında 'kasten yaralama' olduğunu tespit ederse, zamanaşımı süresi daha ağır olan kasten yaralama suçuna göre hesaplanacaktır. Ancak, makalede de tartışıldığı gibi, bu yeniden nitelendirme, daha önce ilk suç vasfına göre dolmuş olan bir zamanaşımını 'canlandırma' sonucu doğurmamalıdır. Yani, mahkeme yeni nitelendirmeyi yaptığında ilk suçun zamanaşımı zaten dolmuşsa, düşme kararı verilmesi gerekir.