CMK m. 208, 'Tanıklar, dinlendikten sonra ancak mahkeme başkanı veya hâkimin izniyle duruşma salonundan ayrılabilir' demektedir. Bu kuralın amacı nedir ve hangi durumlarda tanığın duruşma sonuna kadar salonda kalması önem arz edebilir?
CMK m. 208'de yer alan bu kuralın temel amacı, maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasına hizmet etmektir. Dinlenmiş bir tanığın duruşma sonuna kadar salonda kalması, birkaç nedenle önem arz edebilir: 1) Yüzleştirme (Teşhis): Yargılama sırasında ortaya çıkacak yeni bir delil veya başka bir tanığın, sanığın ya da mağdurun beyanları arasında çelişki olması durumunda, daha önce dinlenen tanıkla bu kişilerin yüzleştirilmesi gerekebilir. Tanığın salonda hazır bulunması, bu işlemi anında ve etkin bir şekilde yapmayı sağlar. 2) Ek Soru Yöneltme İhtiyacı: Duruşmanın ilerleyen aşamalarında, daha önce dinlenen tanığa açıklığa kavuşturulması gereken yeni bir hususla ilgili ek sorular sorulması ihtiyacı doğabilir. 3) Diğer Tanıkları Etkilemesini Önleme: Kural aynı zamanda, dinlenen tanığın dışarı çıkarak henüz dinlenmemiş olan diğer tanıkları etkilemesini, onlara duruşmanın seyri ve sorulan sorular hakkında bilgi vererek beyanlarını yönlendirmesini engelleme amacına da dolaylı olarak hizmet eder. Kuralın uygulanması, mahkeme başkanı veya hakimin takdirindedir. Eğer tanığın tekrar dinlenmesine ihtiyaç duyulmayacağına kanaat getirilirse, tarafların da görüşü alındıktan sonra salondan ayrılmasına izin verilebilir.