Zorla kaybedilme fiili, Türk Ceza Kanunu'nda özel bir suç tipi olarak düzenlenmiş midir? Bu fiilin uluslararası hukuktaki yerini ve Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru açısından taşıdığı önemi, devam eden ihlal niteliği bağlamında açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #38841

Hayır, 'zorla kaybedilme' fiili, Türk Ceza Kanunu'nda henüz müstakil bir suç tipi olarak düzenlenmemiştir. Bu konuda TBMM'ye sunulmuş kanun teklifleri bulunmaktadır. Uluslararası hukukta ise zorla kaybedilme, en ağır insan hakkı ihlallerinden biri olarak kabul edilir ve 'Zorla Kaybedilmeye Karşı Bütün Kişilerin Korunması Hakkında Uluslararası Sözleşme' gibi belgelerle suç olarak tanımlanmıştır. Ancak Türkiye bu sözleşmeye taraf değildir. Zorla kaybedilme, Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru açısından özel bir önem taşır. Çünkü bu fiil, 'devam eden (temadi eden) ihlal' niteliğindedir. İhlal, kişinin kaybolduğu anda başlayıp, akıbeti devlet tarafından etkin bir soruşturmayla açıklığa kavuşturulana kadar devam eder. Bu niteliği nedeniyle, Anayasa Mahkemesi'nin bireysel başvurulardaki 'zaman bakımından yetkisizlik' kuralının (23.09.2012'den önceki olaylara bakmama) istisnasını oluşturur. Olay 2012'den önce başlamış olsa bile, devletin etkin soruşturma yükümlülüğünü yerine getirmemesi ve kişinin akıbetinin belirsiz olması nedeniyle ihlal 2012 sonrasında da devam ettiğinden, AYM'nin başvuruyu inceleme yetkisi doğar. Bu durum, yaşam hakkı gibi mutlak bir hakkın korunması ve devletin pozitif yükümlülüklerinin bir gereğidir.