5271 sayılı CMK m. 150/3 uyarınca müdafi görevlendirilmesi zorunlu olan bir davada, sanığın duruşmaya gelerek baro tarafından görevlendirilen müdafilerini azlettiğini beyan etmesi halinde mahkeme nasıl bir yol izlemelidir? Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 2017/73 K. sayılı kararı bu duruma nasıl bir çözüm getirmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #38840

CMK m. 150/3, alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmalarda müdafi bulundurulmasını zorunlu kılar. Bu, sanığın iradesinden bağımsız, kamu düzenine ilişkin bir kuraldır. Sanığın, baro tarafından görevlendirilen müdafii azletmesi, bu zorunluluğu ortadan kaldırmaz. Eğer sanık, azlettiği müdafiin yerine vekaletname ile yeni bir müdafi görevlendirmezse, mahkeme savunma hakkının kısıtlanmaması için derhal yeni bir zorunlu müdafi görevlendirilmesini sağlamalıdır. Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 2017/73 K. sayılı kararında tam da bu durum yaşanmıştır. Temyiz duruşmasına gelen sanık, dosyada müdafii olan avukatları azlettiğini ve savunmasını kendisinin yapacağını beyan etmiştir. Ancak, suç vasfı ve ceza miktarı CMK m. 150/3 kapsamına girdiğinden, mahkeme (Yargıtay Dairesi) sanığın bu beyanına rağmen yargılamaya devam etmemiştir. CMK m. 156 uyarınca Ankara Barosundan sanık için yeni bir zorunlu müdafi görevlendirilmesi için müzekkere yazılmasına karar vermiş ve duruşmayı ertelemiştir. Bir sonraki celse, yeni görevlendirilen müdafiin katılımıyla yapılmıştır. Bu uygulama, zorunlu müdafilik kurumunun emredici niteliğini ve savunma hakkının kutsallığını göstermektedir.