Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2019/264 K. sayılı kararına göre, bir savcının aynı fiil hakkında aynı anda hem nitelikli yağma suçundan 'ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar' hem de hırsızlık suçundan iddianame düzenlemesi durumunda, bu çelişkili kararlar nasıl değerlendirilmelidir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #38839

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun bu kararında, böyle bir durumda 'aynı konuda biri doğru, diğeri yanlış iki karar aynı zamanda verilmişse, yanlışı yok sayılmalıdır' ilkesi benimsenmiştir. Karara konu olayda savcı, sanığın eyleminin 'nitelikli yağma' olduğuna dair yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle bu suçtan ek KYOK verirken, aynı olaydaki eylemi 'hırsızlık' olarak nitelendirerek bu suçtan iddianame düzenlemiştir. Ceza Genel Kurulu, ceza muhakemesi anlamında 'fiil'in, uyuşmazlık konusu olayın bütününü ifade ettiğini ve hukuki nitelendirmenin değişmesinin fiilin tekliğini ortadan kaldırmayacağını vurgulamıştır. Hem KYOK'a hem de iddianameye konu olan olayın, ceza muhakemesi anlamında tek bir fiil olduğu tespit edilmiştir. Bu durumda, savcının aynı fiil hakkında birbiriyle çelişen iki karar vermesi hatalıdır. Yargıtay, bu çelişki karşısında, kamu davasını açan iddianamenin esas alınması gerektiğini, aynı fiil hakkında verilen ek KYOK kararının ise 'hukuki değerden yoksun' olduğunu kabul etmiştir. Dolayısıyla, iddianameye dayanılarak açılan davanın usulüne uygun olduğu ve yargılamaya devam edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.