5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesinde yer alan 'lehe kanun uygulanması' ilkesi, maddi ceza hukuku ve ceza muhakemesi hukuku kuralları açısından nasıl farklılık gösterir? Makalede dava zamanaşımı bu ayrıma göre nerede konumlandırılmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #38837

TCK m. 7/2'de düzenlenen 'failin lehine olan kanunun geçmişe yürümesi' ilkesi, kural olarak sadece maddi ceza hukuku normları (suç ve ceza tanımlayan kurallar) için geçerlidir. Ceza muhakemesi hukuku kuralları için ise 'derhal uygulama' ilkesi esastır. Yani, bir usul kuralı yürürlüğe girdiği andan itibaren, geçmişte başlamış ve devam eden davalara da uygulanır. Ancak bu ayrım her zaman net değildir. Bazı usul kuralları, failin cezalandırılabilirliğini veya cezasının miktarını doğrudan etkileyerek maddi ceza hukuku niteliği taşıyabilir. Dava zamanaşımı, bu tür karma nitelikli kurumlara bir örnektir. Makalede, dava zamanaşımının hem uygulama (Yargıtay kararları) hem de varoluş amacı itibarıyla bir 'maddi ceza hukuku kurumu' olduğu açıkça belirtilmiştir. Bu tespitin en önemli sonucu, zamanaşımı süreleri ve kuralları bakımından TCK m. 7/2'deki 'lehe olan kanunun uygulanması' ilkesinin tatbik edilmesidir. Bu nedenle, 1 Haziran 2005'ten önce işlenen suçlarda, 765 sayılı eski TCK ile 5237 sayılı yeni TCK'nın zamanaşımı hükümleri karşılaştırılır ve failin lehine olan kanun uygulanır.