01.01.2020'den sonra, fakat Anayasa Mahkemesi'nin seri muhakeme usulüne ilişkin iptal kararından önce kesinleşmiş dosyalar bakımından, seri muhakeme hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağı konusunda makalede savunulan görüş nedir? Bu görüş, 'Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümezliği' ilkesiyle nasıl bir ilişki kurmaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #38817

Makalede, Adalet Bakanlığı'nın ve bazı Yargıtay kararlarının, Anayasa m. 153/5'teki 'Anayasa Mahkemesi kararları geriye yürümez' ilkesine dayanarak bu dosyalarda seri muhakemenin uygulanamayacağı yönündeki görüşünün hatalı olduğu savunulmaktadır. Yazara göre, bu somut durumda Anayasa m. 153/5'in uygulanması doğru değildir. Çünkü AYM'nin iptal kararının ve Yargıtay'ın benzer durumlardaki uygulamasının temel mantığı, seri muhakeme gibi bazı usul normlarının, cezanın miktarını etkilemesi nedeniyle maddi ceza hukuku karakteri taşıdığı ve bu nedenle 'lehe kanunun geçmişe uygulanması' (Anayasa m. 38, TCK m. 7) ilkesine tabi olduğudur. 'Lehe kanunun geçmişe uygulanması' ilkesi ise sadece kesinleşmemiş dosyaları değil, infazı ve kanuni sonuçları da kapsar. Bu nedenle, söz konusu dosyalarda sanığın yargılama ve kanun yolu hakları zaten tüketilmiş olduğundan, sanığın kabulü şartı aranmaksızın, doğrudan bir 'uyarlama yargılaması' yapılarak CMK m. 250'de öngörülen ceza indiriminin uygulanması gerektiği kanaati taşınmaktadır. Kısacası, yazar lehe kanun ilkesinin, geriye yürümezlik ilkesine göre bu özel durumda öncelikli olarak uygulanması gerektiğini savunmaktadır.