İdarenin 'hizmet kusuru' kavramını açıklayınız ve Danıştay içtihatlarında belirtilen üç temel ortaya çıkış şeklini örneklerle izah ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #38807

İdarenin kusur sorumluluğunun temelini oluşturan 'hizmet kusuru', idarenin yürütmekle yükümlü olduğu bir kamu hizmetini hiç işlememesi, geç işletmesi veya kötü işletmesi şeklinde ortaya çıkan bir anormallik veya bozukluktur. Bu, idarenin tüzel kişiliğine atfedilebilen, anonim ve nesnel bir kusurdur; kamu görevlisinin kişisel kusurundan ayrılır. Danıştay içtihatlarına göre hizmet kusuru üç şekilde ortaya çıkar (Danıştay İDDK 2007/2113 E. 2011/1468 K.): 1) Hizmetin Kötü İşlemesi: Kamu hizmetinin var olmasına rağmen, olması gerektiği gibi, standartlara uygun, özenli bir şekilde yürütülmemesidir. Örnek: Bir devlet hastanesinde, hastanın itirazına rağmen gerekli film çekilmeden yanlış dişin çekilmesi (Danıştay 10.D. E. 2007/6322). Veya ameliyat sırasında hastanın vücudunda gazlı bez unutulması. 2) Hizmetin Geç İşlemesi: İdarenin, sunmakla yükümlü olduğu hizmeti, makul ve olması gereken sürede sunmamasıdır. Bu gecikmenin zarara yol açması gerekir. Örneğin, itfaiyenin yangın mahalline makul olmayan bir gecikmeyle ulaşması ve bu nedenle zararın büyümesi. 3) Hizmetin Hiç İşlememesi: İdarenin, yapmakla yükümlü olduğu bir hizmeti hiç yerine getirmemesi, yani pasif kalmasıdır. Örneğin, tehlikeli bir yol kavşağına uyarı levhası koyma görevini hiç yerine getirmemesi veya meskun mahalde bulunan askeri mühimmatı temizlemeyerek pasif kalması sonucu bir çocuğun ölmesi (Danıştay 10.D., E. 2013/3926).