Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2007/3111 sayılı kararında, sanığın vekilini azletmesi üzerine mahkemenin yeni bir zorunlu müdafi atamadan hüküm kurması neden bozma sebebi sayılmıştır?
Karara konu suç, üst sınırı beş yılı geçen hapis cezasını gerektirdiği için CMK m.150/3 uyarınca müdafi bulundurulması zorunlu bir suçtur. Sanığın vekilini azletmesi, onun müdafi yardımından feragat ettiği anlamına gelmez. Savunma hakkı kutsaldır ve zorunlu müdafilik, sanığın iradesinden bağımsız, kamu düzenine ilişkin bir kuraldır. Sanık vekilini azlettiğinde, müdafisiz kalmış olur. Bu durumda mahkemenin, derhal barodan yeni bir zorunlu müdafi atanmasını istemesi ve atanan yeni müdafiin huzurunda yargılamaya devam etmesi gerekirdi. Mahkemenin, sanığa yeni bir müdafi atamadan, onun yokluğunda hüküm kurması, CMK'nın zorunlu müdafiliğe ilişkin emredici hükümlerini (CMK m.150, 151) ihlal etmiş ve sanığın savunma hakkını kısıtlamıştır. Bu durum, mutlak bir bozma nedenidir.