Bir boşanma davasında, tarafların zina ve onur kırıcı davranış gibi özel boşanma sebeplerine dayalı iddiaları olsa da, bu olaylardan sonra birlikte tatile gitmeleri ve aynı odada kalmaları, mahkeme tarafından nasıl yorumlanmalıdır? (Yargıtay 2. HD - Karar: 2016/3858)

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #37820

Yargıtay'ın ilgili kararında da belirtildiği gibi, tarafların boşanmaya neden olan ağır olaylardan (zina, onur kırıcı davranış) sonra barışarak evlilik birliğini devam ettirmeleri, birlikte tatile gitmeleri gibi davranışlar, önceki olayların affedildiği veya en azından hoşgörü ile karşılandığına dair güçlü bir karine oluşturur. Af, dava hakkını ortadan kaldıran bir olgudur. Bu nedenle mahkeme, affedilen veya hoşgörülen bu olaylara dayanarak özel boşanma sebeplerinden (zina veya onur kırıcı davranış) boşanma kararı veremez. Eğer bu barışma döneminden sonra boşanmayı gerektiren yeni bir olay kanıtlanamazsa, hem özel hem de genel sebebe dayalı davaların reddedilmesi gerekir. Mahkemenin, hem af nedeniyle özel sebebe dayalı davayı reddedip hem de aynı olayları kusur olarak niteleyip genel sebepten boşanma kararı vermesi, kendi içinde çelişki yaratır ve bozma nedenidir.