HMK m. 371 uyarınca Yargıtay'ın bir kararı bozması için aranan 'karara etki eden yargılama hatası' (HMK m. 371/1-ç) şartını, HMK'nın 297. maddesi ile tefhim edilen kısa karar ve gerekçeli karar arasındaki çelişki örneği üzerinden açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #37751

HMK m. 297, hüküm sonucunun açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde yazılmasını ve gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağını düzenler. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2017/2690 sayılı kararında olduğu gibi, mahkemenin kısa kararda boşanmayı 'zina' (TMK m.161) sebebine dayandırıp, gerekçeli kararda ise 'evlilik birliğinin temelinden sarsılması' (TMK m.166/1) sebebine dayandırması, kısa kararla gerekçeli karar arasında bir çelişki yaratır. Bu durum, hükmün hangi hukuki sebebe dayandığı konusunda belirsizlik yaratan ve adil yargılanma hakkını zedeleyen, 'karara etki eden' nitelikte önemli bir yargılama hatasıdır. Dolayısıyla, bu çelişki tek başına HMK m. 371/1-ç kapsamında bir bozma sebebidir.