İmar kirliliği suçunda (TCK m.184) failin, ruhsatsız yapıyı imar planına ve ruhsata uygun hale getirmesi etkin pişmanlık sayılırken, 3194 sayılı İmar Kanunu'na eklenen geçici 16. madde kapsamındaki 'Yapı Kayıt Belgesi' alınması neden benzer bir sonuç doğurmaktadır? İki kurum arasındaki temel fark nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #37490

Her iki kurum da yapıyı hukuki bir statüye kavuşturarak hukuka aykırılığı giderme amacı taşıdığı için benzer sonuçlar (davanın düşmesi vb.) doğurmaktadır. TCK m.184/5'teki etkin pişmanlık, failin yapıyı fiilen ruhsat alarak veya tadil ederek, mevcut imar mevzuatına tam uyumlu hale getirmesini gerektiren, daha meşakkatli ve kalıcı bir çözümdür. Yapı Kayıt Belgesi ise, 'İmar Barışı' olarak bilinen geçici bir düzenleme olup, belirli bir tarihten (31.12.2017) önce yapılmış mevcut aykırılıkları, belirli bir harç karşılığında, yıkılmadan 'kayıt altına alarak' hukuki bir geçerlilik kazandıran, affa benzer bir idari işlemdir. Temel fark; birincisinin mevcut imar kurallarına tam uyumu gerektirmesi, ikincisinin ise mevcut aykırılıkları (deprem riski hariç) olduğu gibi kabul ederek geçici bir yasallık sağlamasıdır. Yargıtay, kanun koyucunun bu belge ile TCK m.184/5'e benzer bir amaç güttüğünü kabul ederek, yapı kayıt belgesinin de ceza davasını sonlandıran bir etkiye sahip olduğuna karar vermektedir.