CMK m.151'de düzenlenen 'müdafiin görevini yerine getirmekten kaçınması' hali ile avukatın duruşmaya 'mazeret' bildirerek katılmaması arasındaki farkı, mahkemenin izleyeceği yol açısından değerlendiriniz.
İki durum arasında önemli bir fark vardır. Avukatın geçerli bir 'mazeret' bildirerek duruşmaya katılamaması (örneğin hastalık raporu, başka bir duruşma), CMK m.151 kapsamında bir 'kaçınma' olarak değerlendirilmez. Bu durumda mahkeme genellikle mazereti kabul eder ve duruşmayı erteler. Ancak 'görevini yerine getirmekten kaçınma', müdafiin geçerli bir sebep olmaksızın keyfi olarak duruşmaya gelmemesi, duruşmadan vakitsiz çekilmesi veya savunma görevini aktif olarak yapmayı reddetmesi gibi durumları ifade eder. CMK m.151, bu 'kaçınma' hali için düzenlenmiştir ve mahkemeye derhal yeni bir müdafi görevlendirme işlemi yapma yükümlülüğü getirir. Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2017/5492 sayılı kararında, UYAP üzerinden mazeret dilekçesi veren müdafiin yokluğunda hüküm kurulması, CMK m.151'in yanlış yorumlanması olarak görülmüş ve savunma hakkının kısıtlanması nedeniyle bozma sebebi sayılmıştır.