Bir davada, davalı vekilinin hem cevap dilekçesini hem de ıslah dilekçesini aynı anda sunarak zamanaşımı def'inde bulunması usulen geçerli midir? Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 2013/16303 E. sayılı kararı bu durumu nasıl değerlendirmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #37279

Hayır, usulen geçerli değildir. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin ilgili kararında, davalının cevap dilekçesiyle birlikte, bu dilekçeyi ıslah ettiğini belirterek zamanaşımı def'inde bulunması usule aykırı bulunmuştur. Cevap dilekçesinin ıslahı, ancak HMK m. 176 vd. maddelerine uygun olarak, yani karşı tarafa tebliğ ve süre verilmesi gibi usuli işlemler tamamlandıktan sonra yapılabilir. Bir dilekçenin hem kendisinin hem de ıslahının aynı anda sunulması mantıken ve usulen mümkün değildir. Bu nedenle, bu şekilde ileri sürülen zamanaşımı savunması, dava dilekçesine karşı yapılmış bir savunma olarak kabul edilmemiş, sadece davacının sonradan yaptığı ıslaha karşı süresinde yapılmış bir savunma olarak geçerli sayılmıştır.