Basit yargılama usulünde ıslaha karşı zamanaşımı defi ne zaman ve nasıl ileri sürülmelidir? 6100 sayılı HMK'nın yürürlüğe girmesiyle bu konuda ne gibi bir değişiklik olmuştur?
6100 sayılı HMK'dan önce (1086 sayılı HUMK döneminde), ıslah dilekçesinin tebliğini izleyen ilk oturuma kadar veya ilk oturumda zamanaşımı defi ileri sürülebiliyordu. Ancak, 6100 sayılı HMK'nın yürürlüğe girmesiyle birlikte, basit yargılama usulünde de geçerli olmak üzere, davalı tarafın ıslah dilekçesinin kendisine tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içinde ıslaha konu alacaklar için zamanaşımı def'ini yazılı olarak ileri sürmesi gerekmektedir (HMK m. 317/2, m. 319). Yargıtay 22. Hukuk Dairesi'nin 2015/16248 E. sayılı kararı gibi birçok karar bu yeni usulü teyit etmektedir. Bu süre geçtikten sonra zamanaşımı def'inin ileri sürülebilmesi ancak davacının açık muvafakatine bağlıdır (HMK m.141/son).