TCK m. 184'te düzenlenen imar kirliliğine neden olma suçunun konusunu oluşturan 'bina' ve 'yapı' kavramları arasındaki farkı, İmar Kanunu ve Yargıtay içtihatları ışığında açıklayınız. İstinat duvarı veya seyyar konteyner inşası bu suçu oluşturur mu?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #37207

TCK m. 184, suçun konusunu açıkça 'bina' olarak belirtmiştir. İmar Kanunu m. 5'e göre 'bina', kendi başına kullanılabilen, üstü örtülü, insanların içine girebilecekleri, oturma, çalışma gibi amaçlara hizmet eden yapılardır. 'Yapı' ise daha geniş bir kavram olup, karada ve suda, sabit veya hareketli her türlü inşaatı (ilave, değişiklik ve tamir dahil) kapsar. Yargıtay, TCK m. 184'ün uygulanabilmesi için inşa edilen şeyin mutlaka 'bina' niteliğinde olması gerektiğini, her 'yapı'nın bu suçu oluşturmayacağını kabul etmektedir. Bu nedenle, bina niteliğinde olmayan istinat duvarı, bahçe duvarı, güvenlik kulübesi, iskele gibi yapılar ile zemine sabitlenmemiş, taşınabilir nitelikteki seyyar konteynerlerin inşası imar kirliliği suçunu oluşturmaz. (Bkz: YCGK-K.2020/399).