Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2017/270 E. sayılı kararında, kişisel ilişkinin kaldırılması davasının basit yargılama usulüne tabi olmadığı belirtilmiştir. Bu tespitin, davalının savunma hakları açısından pratik sonucu nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #37165

Bu tespitin pratik sonucu, davalının savunma haklarının 'yazılı yargılama usulü'ne göre daha geniş olmasıdır. Basit yargılama usulünde, dava ve cevap dilekçesi dışında cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri verilmez (HMK m.317/3). İddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı, dava ve cevap dilekçelerinin verilmesiyle başlar. Oysa yazılı yargılama usulünde, tarafların cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçesi verme hakları vardır (HMK m.136) ve iddia/savunmanın genişletilmesi yasağı bu ikinci dilekçelerden sonra başlar. Kararda, davanın yazılı yargılama usulüne tabi olduğu kabul edilerek, davalıya tebliğ edilen davetiyenin basit yargılama usulüne göre (inkar etmiş sayılacağı) düzenlenmesi ve davalının ön incelemeden sonra verdiği cevap dilekçesinin dikkate alınmaması, savunma hakkını kısıtlayan bir usul hatası olarak görülmüş ve bozma nedeni sayılmıştır.