Bir sanık hakkında verilen mahkumiyet kararında, hükmün tefhim edildiği son oturumda zorunlu müdafii hazır bulundurulmamıştır. Bu durum, temyiz incelemesinde nasıl bir sonuca yol açar ve bu sonucun yasal dayanağı nedir?
Bu durum, temyiz incelemesinde hükmün 'mutlak surette bozulması' sonucuna yol açar. Bu sonucun yasal dayanağı, CMK m. 289/1-e'dir. Bu madde, 'Duruşmada kanunen mutlaka hazır bulunması gerekenlerin yokluğunda duruşma yapılması'nı, bir 'hukuka kesin aykırılık hali' (mutlak bozma nedeni) olarak düzenlemiştir. Zorunlu müdafilik (CMK m.150) hallerinde, müdafiin duruşmada hazır bulunması kanunen zorunludur. Hükmün tefhim edildiği son oturum da duruşmanın bir parçasıdır. Bu oturumda zorunlu müdafiin bulunmaması, sanığın en temel hakkı olan savunma hakkının ihlali sayılır. Yargıtay, böyle bir usul hatası tespit ettiğinde, kararın esasına ilişkin başka bir inceleme yapmaksızın, sırf bu nedenle hükmü bozmak zorundadır. (Bkz: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, 2016/10294 E.)