Bir boşanma davasında, tarafların TMK m. 161 (zina) veya m. 162 (hayata kast) dışındaki bir sebepten (örn: evlilik birliğinin sarsılması) boşanmalarına karar verilmiştir. Ancak, mal paylaşımı davasında, eşlerden birinin diğerini aldattığı veya ona karşı haysiyetsiz hayat sürdüğü ispatlanmıştır. Mahkeme, TMK m.236/2'yi kıyasen uygulayarak, kusurlu eşin katılma alacağını azaltabilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #37109

Hayır, azaltamaz. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 2015/21007 E. sayılı kararında da vurgulandığı gibi, TMK m.236/2, son derece istisnai bir hükümdür ve sadece boşanma kararının 'zina' veya 'hayata kast' özel sebeplerine dayalı olarak verilmesi halinde uygulanabilir. Kanun koyucu, bu iki ağır durum dışında, boşanmadaki kusurun mal rejiminin tasfiyesini etkilememesi prensibini benimsemiştir. Boşanma, evlilik birliğinin sarsılması gibi genel bir sebebe dayanıyorsa, taraflardan birinin aldatma veya haysiyetsiz hayat sürme gibi ağır kusurları olsa bile, mahkemenin bu maddeyi kıyasen uygulama yetkisi yoktur. Bu durumda mal paylaşımı, kusur durumuna bakılmaksızın, yasal rejim olan edinilmiş mallara katılma rejiminin genel kurallarına göre (kural olarak yarı yarıya) yapılır.