Bir davada, davacı, bir Cumhuriyet Savcısının yargısal faaliyeti nedeniyle manevi tazminat talep etmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2014/4-1055 E. sayılı kararında, bu tür bir tazminat isteminin 'yasa yolları düzenlenmiş bulunan yargısal işleme' ilişkin olması ne anlama gelmektedir?
Bu ifade, davacının şikayetçi olduğu durumun, aslında hukuki niteliği itibarıyla, kendisine karşı kanunda özel başvuru yolları (itiraz, istinaf, temyiz vb.) öngörülmüş bir mahkeme veya savcılık kararı olduğu anlamına gelir. Hukuk sisteminde, bir yargısal kararın hatalı veya haksız olduğu düşünülüyorsa, buna karşı başvurulacak öncelikli yol, yine yargı sistemi içinde tanımlanmış olan kanun yollarıdır. Bir kararın sadece aleyhe olması veya hatalı bulunması, doğrudan bir tazminat hakkı doğurmaz. Davacı, öncelikle bu yasal yolları tüketerek kararı düzelttirmeye çalışmalıdır. HGK, bu tür bir davada, davacının aslında bir yargısal kararın sonucundan şikayetçi olduğunu ve bunun HMK m.46'daki sınırlı sorumluluk hallerine girmediğini belirterek, 'sınırlı ve sayılı hukuki sorumluluk nedenlerinden hiç birisi mevcut değildir' gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Yani, yargısal kararlara karşı başvuru yolu, tazminat davası değil, kanun yollarıdır.