Bir imar kirliliği davasında, sanığın suça konu yapıyı 1995 yılında yaptığı ve bu durumun 2015 yılında tespit edildiği anlaşılmıştır. Bu durumda dava zamanaşımı süresi dolmuş mudur? Suçun 'mütemadi (kesintisiz) suç' olarak kabul edilip edilmemesinin bu soruya cevabı nasıl etkilediğini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #37083

Bu sorunun cevabı, suçun hukuki nitelendirmesine göre değişir. 1) Eğer suç, 'ani (kesin) suç' olarak kabul edilirse: Suç, binanın tamamlandığı 1995 yılında işlenmiş ve bitmiştir. TCK m.184'ün ceza miktarına göre 8 yıllık dava zamanaşımı süresi, 1995'ten itibaren işlemeye başlamış ve 2003 yılında dolmuştur. 2015 yılında tespit edildiğinde zamanaşımı çoktan dolmuş olacağı için kamu davası açılamaz veya açılmışsa düşer. 2) Eğer suç, 'mütemadi (kesintisiz) suç' olarak kabul edilirse: Bu yoruma göre, hukuka aykırı durum (ruhsatsız yapının varlığı) devam ettiği sürece suç da işlenmeye devam eder (temadi eder). Zamanaşımı ise, bu hukuka aykırı durumun sona erdiği, yani yapının yıkıldığı veya ruhsata uygun hale getirildiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Bu yoruma göre, yapı 2015 yılında hala ayakta olduğu için temadi devam etmektedir ve zamanaşımı süresi henüz işlemeye başlamamıştır. Yargıtay'ın bu konudaki içtihatları zaman zaman değişmekle birlikte, imar kirliliğini mütemadi suç olarak kabul etme eğilimi daha yaygındır. Bu durumda, zamanaşımı dolmamış olur.