HMK m. 371'de sayılan bozma sebepleri, Yargıtay'ın maddi vakıa denetimi yapıp yapamayacağı konusunda ne gibi bir sınırlama getirmektedir? Maddenin gerekçesinden yola çıkarak istinaf ve temyiz incelemesi arasındaki temel farkı bu bağlamda açıklayınız.
HMK m. 371'de sayılan bozma sebepleri (hukukun yanlış uygulanması, dava şartlarına aykırılık, delillerin kanunsuz reddi, yargılama hataları), Yargıtay'ın incelemesinin 'hukuki denetim' ile sınırlı olduğunu ve kural olarak 'maddi vakıa denetimi' yapamayacağını gösterir. Maddenin gerekçesinde bu durum, 'temyiz incelemesini, istinaf incelemesinden ayıran temel özellik, temyiz incelemesinin usûl hukuku veya maddî hukuk yönünden incelemeyi gerektirmesi, maddî vakıaların denetimi ile delil değerlendirmesine girmemesidir' şeklinde açıkça ifade edilmiştir. İstinaf, hem maddi vakıa (olayların nasıl olduğu) hem de hukuki denetim (hukukun doğru uygulanıp uygulanmadığı) yapan bir kanun yoludur. Temyiz ise, istinaf mahkemesinin kararının sadece hukuka uygunluğunu denetler. Yargıtay, 'tanık A yalan söyledi, aslında olay şöyle oldu' gibi bir maddi vakıa denetimi yapamaz; ancak 'tanık A'nın dinlenmesi talebinin hukuka aykırı olarak reddedilmesi' gibi bir usul hatasını (HMK m.371/1-c) veya 'ispatlanan bu vakıaya şu kanun maddesi yanlış uygulanmıştır' gibi bir hukuki hatayı (HMK m.371/1-a) denetleyebilir.