Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2007/3111 E. sayılı kararında, sanığın duruşmada vekilini azlettiğini beyan etmesi üzerine mahkemenin zorunlu müdafi atamadan yargılamaya devam etmesi neden hukuka aykırı bulunmuştur? Bu durum hangi suçlar için geçerlidir?
Bu durumun hukuka aykırı bulunmasının nedeni, sanığa atılı suçun 'zorunlu müdafilik' kapsamında olmasıdır. Kararda atıf yapılan suçlar (eski TCK 492/2, yeni TCK 142/1-f), üst sınırı beş yıl hapis cezasını gerektiren suçlardır. CMK m.150/3, alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda istemi olmasa bile sanığa müdafi atanmasını zorunlu kılar. Sanık, vekaletnameli avukatını azledebilir, ancak eğer yargılandığı suç zorunlu müdafilik kapsamında ise, mahkemenin derhal barodan yeni bir zorunlu müdafi görevlendirilmesini istemesi gerekir. Sanığın 'avukat istemiyorum' demesi veya vekilini azletmesi, kanunun bu emredici hükmünü ortadan kaldırmaz. Mahkemenin, sanığı müdafisiz bırakarak yargılamaya devam etmesi, CMK m.150 ve 151'e aykırı olup savunma hakkının kısıtlanmasıdır ve mutlak bozma nedenidir.