Bir davada, davalı vekili, davacının alacaklarının zamanaşımına uğradığını 'cevap dilekçesinin ıslahı' yoluyla ileri sürmüştür. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 2014/8877 E. sayılı kararına göre bu usuli işlem geçerli midir ve mahkemenin bu savunmayı dikkate alması gerekir mi?
Evet, bu usuli işlem geçerlidir ve mahkemenin bu savunmayı dikkate alması gerekir. Kararda, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2010/9-629 E., 2011/70 K. sayılı içtihadına atıf yapılarak, 'Zamanaşımı definin cevap dilekçesinin ıslahı yoluyla ileri sürülmesi de mümkündür' denilmiştir. HMK m.176, taraflara iddia ve savunmalarını ıslah yoluyla bir defaya mahsus olmak üzere değiştirme ve genişletme hakkı tanır. Savunmanın genişletilmesi, cevap dilekçesinde ileri sürülmeyen bir defin (zamanaşımı gibi) sonradan ileri sürülmesini de kapsar. Dolayısıyla, davalı taraf, usulüne uygun bir ıslah dilekçesiyle, daha önce ileri sürmediği zamanaşımı def'ini yargılamaya dahil edebilir. Bu durumda mahkeme, bu yeni savunmayı yok sayamaz, dikkate alarak davanın esası hakkında bir değerlendirme yapmak zorundadır. Kararda, mahkemenin bu savunmayı dikkate almadan karar vermesi eksik inceleme olarak kabul edilmiş ve bozma nedeni sayılmıştır.