Bir boşanma davasında, kadın, kocası tarafından aldatıldığını öğrenmiş ancak bu olaya rağmen evlilik birliğine iki yıldan fazla bir süre devam etmiştir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2016/12575 sayılı kararında bu durum, kusur belirlemesi açısından nasıl yorumlanmıştır?
Yargıtay, bu durumu, kadının, kocasının geçmişteki sadakatsizlik eylemini 'affettiği' veya en azından 'hoşgörüyle karşıladığı' şeklinde yorumlamıştır. Kararda, 'Affedilen veya hoşgörü ile karşılanan olaylar taraflara kusur olarak yüklenemez.' denilerek, bu temel ilkeye vurgu yapılmıştır. Boşanma davasında kusur tespiti, evlilik birliğini temelinden sarsan ve taraflar için ortak hayatı çekilmez kılan olaylara dayanır. Eğer bir taraf, diğerinin ağır kusurlu bir davranışını (zina gibi) öğrendikten sonra, bu olayı sorun etmeyerek evliliği uzun bir süre daha sürdürmüşse, artık o geçmiş olaya dayanarak karşı tarafa kusur isnat edemez. Bu, o olayın boşanma nedeni olmaktan çıktığı anlamına gelir. Bu durumda boşanmaya karar verilebilmesi için, af veya hoşgörüden sonra, evlilik birliğini sarsan 'yeni' bir kusurlu davranışın ispatlanması gerekir.