Bir imar kirliliği davasında, sanık, ruhsatsız olarak yaptığı yapının 'bina' değil, İmar Kanunu m.30'a göre 'yapı' niteliğinde olduğunu, dolayısıyla TCK m.184'teki suçun oluşmadığını savunmuştur. Bu savunma hukuken geçerli midir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #36974

Evet, bu savunma hukuken geçerlidir ve davanın sonucunu doğrudan etkiler. Metinde de vurgulandığı gibi, TCK m.184/1, sadece 'bina' yapan veya yaptıranı cezalandırmaktadır. İmar Kanunu'na göre 'yapı' kavramı, 'bina' kavramından daha geniştir. Her bina bir yapıdır, ancak her yapı bir bina değildir. Örneğin, metinde sayılan istinat duvarı, bahçe duvarı, güvenlik kulübesi, iskele, köprü gibi imalatlar 'yapı' niteliğindedir ancak 'bina' değildir. TCK m.184/1'deki suçun maddi konusu 'bina' olarak sınırlandırıldığı için, kanunilik ilkesi gereği, bu hüküm kıyas yoluyla diğer 'yapı'ları kapsayacak şekilde genişletilemez. Dolayısıyla, sanığın yaptığı ruhsatsız imalatın, bilirkişi marifetiyle 'bina' niteliğinde olmadığının, sadece 'yapı' niteliğinde olduğunun tespit edilmesi halinde, suçun maddi unsuru oluşmayacağından beraat kararı verilmesi gerekir.