Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2014/4-371 E. sayılı kararında, mahkemenin, sanığın vekil ile temsil edildiğini gözden kaçırarak kararı asile tebliğ etmesi, hakimin hukuki sorumluluğunu doğuran bir 'insani hata' olarak mı, yoksa 'açık kanun hükmüne aykırılık' olarak mı değerlendirilmiştir? Bu ayrımın önemi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #36973

Hukuk Genel Kurulu, bu durumu 'açık kanun hükmüne aykırılık' olarak değerlendirmiştir. Ayrımın önemi şudur: Hakimin yargısal faaliyetinden kaynaklanan her hata, hukuki sorumluluğunu doğurmaz. Delillerin takdirindeki yanılgılar, hukukun yorumundaki farklılıklar gibi durumlar 'insani hata' veya 'yargısal takdir' kapsamında görülebilir ve bunlar için kanun yolları mevcuttur. Ancak, Tebligat Kanunu'nun 11. maddesi gibi, 'vekile tebligat yapılır' şeklinde, yoruma kapalı, 'farklı bir anlam yüklenemeyecek kadar açık ve kesin bir kanun hükmünün' ihlal edilmesi, basit bir hata değil, ağır bir hukuka aykırılıktır. HGK, özellikle müdafiin durumu hatırlatmasına rağmen hatada ısrar edilmesini de dikkate alarak, bu eylemin HMK m.46/c'de tanımlanan sorumluluk halini oluşturduğuna karar vermiştir. Bu, hakimin sorumluluğunun, basit takdir hatalarını değil, açık ve ağır kanun ihlallerini kapsadığını gösterir.