Bir imar kirliliği davasında, sanığın eyleminin, 3194 sayılı İmar Kanunu m.21/3'te sayılan, 'derz, iç ve dış sıva, boya, badana, oluk, dere, doğrama' gibi işlemlerden biri olduğu anlaşılmıştır. Bu tespitin, TCK m.184 açısından sonucu nedir?
Bu tespit, sanığın beraatine karar verilmesini gerektirir. 3194 sayılı İmar Kanunu m.21/3, bu sayılan işlemleri ve 'taşıyıcı unsuru etkilemeyen diğer tadilatlar ve tamiratları' açıkça 'ruhsata tabi olmayan' işlemler olarak tanımlamıştır. TCK m.184'teki imar kirliliği suçunun temel unsuru ise, 'yapı ruhsatiyesi alınmadan veya ruhsata aykırı olarak' bir eylemde bulunmaktır. Eğer yapılan eylem, kanun tarafından zaten ruhsattan muaf tutulmuşsa, bu eylem için ruhsat alma zorunluluğu yoktur. Ruhsat zorunluluğu olmayan bir eylem nedeniyle, 'ruhsatsız iş yapma' suçunun oluşması mantıken ve hukuken mümkün değildir. Dolayısıyla, eylemin bu kapsamda bir 'basit tamirat ve tadilat' olduğunun tespiti halinde, suçun kanuni unsuru oluşmadığından beraat kararı verilir.