Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2016/1222 E. sayılı kararında, SYDV'lerin hukuki statüsü ile ilgili olarak Yargıtay'ın farklı daireleri arasında 'içtihat farklılığı' olduğundan bahsedilmiştir. Bu durumun, hukukun hangi temel ilkesini zedelediği belirtilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #36933

Kararda, bu durumun, Anayasa'nın 36. maddesindeki 'Hak Arama Hürriyeti' ile bağlantılı olarak, 'hukuki belirlilik' ve 'öngörülebilirlik' ilkelerini zedelediği belirtilmiştir. Hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik, kişilerin, kendi eylemlerinin veya hukuki durumlarının ne gibi sonuçlar doğuracağını önceden bilebilmelerini ve davranışlarını buna göre ayarlayabilmelerini gerektirir. Yüksek mahkemenin farklı dairelerinin, aynı hukuki konuda (SYDV'lerin statüsü gibi) birbirine zıt kararlar vermesi, hukuk sisteminde bir belirsizlik yaratır. Vatandaşlar ve alt derece mahkemeleri, hangi içtihadın geçerli olduğunu bilemez ve bu durum, hukuka olan güveni sarsar, hak arama hürriyetinin etkin bir şekilde kullanılmasını engeller. Bu tür içtihat farklılıklarının giderilmesi, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun temel görevlerinden biridir.