Bir şüphelinin konutunda yapılan aramada, CMK m.119/4'e aykırı olarak hazırun bulundurulmamıştır. Ancak aramada bulunan bir delil, şüphelinin mahkumiyeti için 'tek ve belirleyici delil' değil, diğer hukuka uygun delilleri (tanık beyanı, ikrar vb.) destekleyici niteliktedir. Anayasa Mahkemesi'nin Yaşar Yılmaz kararı ışığında, bu delil yine de hukuka aykırı sayılır mı ve hükme esas alınabilir mi?
Evet, bu delil yine de hukuka aykırı sayılır ve hükme esas alınamaz. Anayasa Mahkemesi'nin Yaşar Yılmaz kararında, 'tek ve belirleyici delil' vurgusu, somut olayın özelliklerinden kaynaklanmaktadır ve bu, hukuka aykırılığın sadece bu durumda geçerli olduğu anlamına gelmez. Kararın ve sonrasındaki Yargıtay içtihatlarının temel mantığı, CMK m.119/4'ün ihlalinin, delil elde etme yöntemini en başından 'zehirlediği' ve bu yöntemle elde edilen delili 'mutlak olarak' hukuka aykırı kıldığıdır. Delilin, başka delilleri destekleyici nitelikte olması veya tek belirleyici delil olmaması, onun hukuka aykırı niteliğini değiştirmez. Hukuka aykırı bir delil, başka bir hukuka uygun delili 'destekleyemez' veya 'sağlamlaştıramaz'. Dolayısıyla, AYM kararı sonrası yerleşik uygulamaya göre, hazırunsuz aramada elde edilen delil, niteliği ne olursa olsun, delil değerlendirmesi dışında tutulmak zorundadır.