Bir davada, davacı, davalının aldatma eylemini ispatlamak için, davalının telefonuna gizlice dinleme programı yerleştirerek aylarca yaptığı görüşmeleri kaydetmiş ve bu kayıtları mahkemeye sunmuştur. Metindeki analize göre bu delillerin hukuki geçerliliği nedir?
Metindeki analize göre bu deliller hukuka aykırıdır ve kullanılamaz. Çünkü bu eylem, 'sistematik ve planlı' bir davranışla eşin özel hayatının sürekli olarak izlenmesi anlamına gelir. Yargıtay, kendisine karşı işlenen bir suçu başka türlü ispatlama imkanı olmayan kişinin, o anki durumu belgelemek amacıyla yaptığı kayıtları meşru kabul ederken; bu şekilde planlı, sürekli ve genel bir gözetleme faaliyetini hukuka uygun görmemektedir. Bu eylem, sadece aldatma olgusunu ispata yönelik anlık bir çaba değil, kişinin tüm özel hayatına ve haberleşme hürriyetine yönelik ağır bir müdahaledir. Bu nedenle, bu yolla elde edilen ses kayıtları, hukuka aykırı delil olarak kabul edilir ve boşanma davasında kullanılamaz. Ayrıca, bu eylemi yapan eş, TCK m.132 (Haberleşmenin Gizliliğini İhlal) ve TCK m.133 (Kişiler Arasındaki Konuşmaların Dinlenmesi ve Kayda Alınması) suçlarından dolayı cezai sorumlulukla karşı karşıya kalabilir.