Bir konut aramasında, CMK m.119/4'e aykırı olarak hazırun bulundurulmamıştır. Aramada ele geçen uyuşturucu madde, bu davada tek ve belirleyici delildir. Sanık, hazırlık aşamasında suçu ikrar etmiştir. Yargıtay'ın eski içtihadına göre bu ikrar, hukuka aykırı delilin kullanılmasına imkan tanır mıydı? AYM kararı sonrası yeni yaklaşım nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #36877

Yargıtay'ın eski içtihadına göre (örn: 2007/159 K. sayılı karar), bu ikrar, hukuka aykırı delilin kullanılmasına imkan tanıyabilirdi. Eski görüş, arama hatasını basit bir şekil eksikliği olarak görüyor ve 'hukuka aykırı olarak elde edilen delil sanığın ikrarı... ile desteklenmelidir' diyerek, ikrarı, hukuka aykırı delili 'sağlamlaştıran' bir yan delil olarak kabul ediyordu. Ancak, AYM'nin Yaşar Yılmaz kararı ve sonrasındaki yeni Yargıtay içtihadına göre bu yaklaşım tamamen terk edilmiştir. Yeni yaklaşıma göre, delil, elde ediliş yöntemindeki hukuka aykırılık nedeniyle en başından itibaren 'yok' hükmündedir ve 'zehirli ağacın meyvesi de zehirlidir' ilkesi gereği, bu delile dayanılarak alınan ikrar da hukuka aykırı ve geçersiz sayılır. Hukuka aykırı bir delil, başka bir delili (ikrar gibi) destekleyemez veya sağlamlaştıramaz. Dolayısıyla, mevcut uygulamada, aramanın hukuka aykırı olması durumunda, bu aramaya dayalı ikrarın da hiçbir delil değeri yoktur ve sanığın beraatine karar verilmesi gerekir.