İmar kirliliğine neden olma suçunda, arsa üzerine ruhsatsız olarak konulan bir 'seyyar konteyner'in, bu suçu oluşturmamasının Yargıtay içtihatlarındaki temel gerekçesi nedir?
Bu eylemin suç oluşturmamasının temel gerekçesi, 'seyyar konteyner'in, TCK m.184'ün maddi unsuru olan 'bina' niteliğinde kabul edilmemesidir. Metinde de belirtildiği gibi, Yargıtay, bir yapının 'bina' sayılabilmesi için, İmar Kanunu m.5'teki tanıma uymasının yanı sıra, 'sabit' ve 'kalıcı' olması gerektiğini aramaktadır. Seyyar bir konteyner, tanımı gereği taşınabilir bir niteliktedir, zemine kalıcı bir şekilde sabitlenmemiştir ve istendiğinde başka bir yere nakledilebilir. Bu geçici ve hareketli niteliği nedeniyle, kalıcı bir yapı olan 'bina' kavramının dışında kalır. Dolayısıyla, bu eylem suçun kanuni tanımındaki maddi unsuru (bina yapma) oluşturmadığı için, sanık hakkında imar kirliliği suçundan ceza verilemez. Bu durum, idari bir yaptırım gerektirebilir, ancak ceza hukuku kapsamında suç değildir.