Yargıtay 22. Ceza Dairesi'nin 2015/13569 E. sayılı kararındaki karşı oyda, hırsızlık suçunda TCK m.168'deki etkin pişmanlık hükmünün uygulanabilmesi için aranan temel sübjektif unsur nedir ve bu unsurun olayda neden bulunmadığı savunulmuştur?
Karşı oyda, TCK m.168'in uygulanabilmesi için aranan temel sübjektif unsur, failin 'pişmanlık' esasına dayalı 'gönüllü' (rızai) bir iade veya giderme eylemidir. Karşı oya göre, somut olayda bu unsur bulunmamaktadır. Çünkü suça sürüklenen çocuk, çaldığı motosikletle birlikte kolluk kuvvetlerince 'yakalanmıştır'. Yani, iade veya zararı giderme eylemi, kendi özgür iradesiyle ve pişmanlığının bir sonucu olarak değil, yakalandıktan sonra, zaten hukuken sorumlu olduğu bir durumu (zararı) ortadan kaldırmak için yapılmıştır. Karşı oy, bu tür bir 'zorunlu gidermenin', kanunun aradığı anlamda bir pişmanlık göstergesi sayılamayacağını ve etkin pişmanlık indirimini haklı kılmayacağını savunmaktadır. Etkin pişmanlık, failin suç işledikten sonra, herhangi bir dış baskı olmaksızın, kendi iradesiyle hukuka geri dönme çabasını ödüllendiren bir kurumdur; yakalanma sonrası yapılan eylemler bu kapsamda değerlendirilmemelidir.