HMK m. 46'ya göre hakimin hukuki sorumluluğunu doğuran 'hakkın yerine getirilmesinden kaçınılmış olması' hali ne anlama gelir? Bir hakimin davayı makul olmayan bir şekilde uzatması bu kapsamda değerlendirilebilir mi?
'Hakkın yerine getirilmesinden kaçınılmış olması' (ihkak-ı haktan imtina), bir hakimin, önüne gelen bir davada karar verme veya yargısal bir işlem yapma görevini, hukuken geçerli bir sebep olmaksızın, kasten yerine getirmemesidir. Bu, hakimin davaya bakmaktan tamamen çekilmesi, karar vermeyi reddetmesi veya bir talebi (örn: delil toplama talebi) hukuka aykırı olarak ve kasten yanıtsız bırakması gibi durumları ifade eder. Bir hakimin davayı makul olmayan bir şekilde uzatması, tek başına bu sorumluluk halini oluşturmaz. Davanın uzaması, iş yoğunluğu, delillerin toplanmasındaki zorluklar gibi objektif nedenlerden kaynaklanabilir. Ancak, eğer hakimin davayı uzatmasının, taraflardan birini kayırma veya diğerine zarar verme gibi 'kasıtlı' bir amaca dayandığı ve bu uzatmanın bir 'karar vermekten kaçınma' niteliği taşıdığı ispatlanırsa, o zaman bu sorumluluk hali gündeme gelebilir. Yani, kilit unsur, hakimin kasıtlı olarak adaleti tecelli ettirmekten kaçınmasıdır.