Bir ceza davasında, Yargıtay, zamanaşımı nedeniyle 'kamu davasının düşürülmesine' karar vermiştir. Bu karara dayanılarak açılan bir tazminat davasında, davalı Devlet, sorumluluk koşullarının oluşmadığını savunmuştur. Hukuk Genel Kurulu'nun 2014/4-371 E. sayılı kararında, bu tür bir ceza mahkemesi kararının, hakimin hukuki sorumluluğunu ortadan kaldırıp kaldırmadığı konusunda nasıl bir sonuca varılmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #36781

Hukuk Genel Kurulu, ceza davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesinin, hakimin hukuki sorumluluğunu ortadan kaldırmadığı sonucuna varmıştır. Kararda, tazminat davasının temelini oluşturan olgular incelenmiştir. Bu olgular, mahkumiyet kararının usulsüz tebliğle kesinleştirilmesi ve bu hukuka aykırı işleme dayalı olarak kişinin özgürlüğünden yoksun bırakılmasıdır. Yargıtay 9. Ceza Dairesi, bu usulsüzlüğü tespit etmiş ve bu usulsüzlük olmasaydı dava zamanaşımına uğrayacağı için kamu davasının düşürülmesine karar vermiştir. Yani, düşme kararı, hakimin eyleminin hukuka uygun olduğu anlamına gelmemekte, tam aksine, hukuka aykırı eylem (usulsüz kesinleştirme) nedeniyle sanığın kanun yoluna başvuramaması ve bu sürede zamanaşımının dolması sonucunda verilmiştir. Dolayısıyla, tazminat davasında incelenen husus, ceza davasının sonucu değil, bu sonuca götüren süreçteki 'açık kanun hükmüne aykırılık'tır. HGK, bu aykırılığın varlığını kabul ederek sorumluluğun doğduğuna karar vermiştir.