Bir boşanma davasında, mahkeme, davacı-karşı davalı erkeğin davasını 'zina' (TMK m.161) sebebine dayalı olarak kabul etmiştir. Ancak davacı-karşı davalı erkeğin böyle bir davası olmadığı, davasını sadece 'evlilik birliğinin sarsılması' (TMK m.166/1-2) sebebine dayandırdığı anlaşılmıştır. Bu durum ceza muhakemesindeki hangi ilkenin hukuk muhakemesindeki yansımasının ihlalidir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #36780

Bu durum, ceza muhakemesindeki 'iddianameyle bağlılık' ilkesinin, hukuk muhakemesindeki yansıması olan 'taleple bağlılık ilkesi'nin (HMK m.26) ihlalidir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2017/3791 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, 'hakim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır. Ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez.' Davacı, davasını hangi hukuki sebebe dayandırmışsa, mahkeme de o hukuki sebep çerçevesinde inceleme yapmak ve karar vermek zorundadır. Davacı 'evlilik birliğinin sarsılması' nedeniyle boşanma talep etmişken, mahkemenin talep edilmeyen 'zina' özel sebebine dayanarak boşanma kararı vermesi, talep dışına çıkmak anlamına gelir. Bu, HMK m.26'nın açık bir ihlali olup, tek başına bir bozma nedenidir.