Bir sanık hakkında, hem 4733 sayılı Kanun'un 8/4. maddesi (bandrolsüz sigara satmak) hem de 5607 sayılı Kanun'un 3/5. maddesi (kaçak eşyayı ticari amaçla bulundurmak) uyarınca ceza tayin edilmiştir. Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nin 2013/12516 E. sayılı kararındaki çoğunluk ve karşı oy görüşleri, bu durumda fikri içtima kurallarının uygulanıp uygulanmayacağı konusunda nasıl bir ayrışma göstermektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #36777

Bu konuda Daire içinde görüş ayrılığı yaşanmıştır. 1) Çoğunluk Görüşü: Çoğunluk, bandrolsüz ve yabancı menşeli kaçak sigara eyleminin, hem 4733 sayılı Kanun'daki suçu hem de 5607 sayılı Kanun'daki suçu oluşturduğunu kabul etmiştir. Bu durumda, tek bir fiil ile birden fazla suç oluştuğu için TCK m.44'teki fikri içtima kurallarının uygulanması ve faile sadece en ağır cezayı öngören suçtan ceza verilmesi gerektiğini düşünmektedir. Kararda, her iki kanundan da ayrı ayrı ceza tayinini bozma sebebi saymıştır. 2) Karşı Oy Görüşü: Karşı oy ise, bu iki kanunun uygulama alanlarının farklı olduğunu savunmaktadır. Karşı oya göre, 4733 sayılı Kanun, 'yerli üretilen veya yasal yollarla ithal edilen' ürünlerin bandrolsüz satışını düzenler. 'Yasal olmayan yollardan giren ve kaçağa kalmış' sigaralar ise sadece 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu kapsamındadır. Dolayısıyla, fiil sadece 5607 sayılı Kanun'daki suçu oluşturur ve fikri içtima uygulanmaz. Bu görüşe göre, mahkemenin sadece 5607 sayılı kanundan tek ceza tayin etmesi gerekirken, çoğunluk görüşü her iki suçun da oluştuğunu ancak fikri içtima gereği tek (ağır olan) ceza verilmesi gerektiğini savunmaktadır. Sonuçta her iki görüş de tek ceza verilmesi gerektiği noktasında birleşse de, suçun hukuki nitelendirmesinde ayrışmaktadırlar.