7242 sayılı yasa ile 5275 sayılı CGTİHK'nın 108. maddesinde mükerrirlere ilişkin yapılan en önemli değişikliklerden biri olan, birden fazla süreli hapis cezası durumunda infaz edilecek süreye üst sınır getirilmesinin, ceza adaletindeki hangi ilkeyi sağlamaya yönelik olduğunu yorumlayınız.
Bu değişikliğin, ceza adaletindeki 'orantılılık' ve 'insancıllık' (hümanizm) ilkelerini sağlamaya yönelik olduğu söylenebilir. Değişiklikten önce, birden fazla suçtan çok yüksek süreli hapis cezaları (örn: toplam 80-100 yıl) alan bir mükerrir, cezasının 2/3'ünü çekmek zorunda olduğu için, fiilen ömür boyu cezaevinde kalma durumuyla karşı karşıya kalabiliyordu. Bu durum, süreli hapis cezasının amacını aşan ve fiili bir müebbet hapse dönüşen orantısız bir sonuç doğuruyordu. 7242 sayılı yasa ile getirilen 32 yıllık üst sınır, hükümlüye, suçlarının karşılığı olan uzun bir süreyi çektikten sonra dahi, bir gün topluma dönebilme umudunu (umut hakkı) vermektedir. Bu, hem cezanın bireyselleştirilmesi ilkesine daha uygun bir çözüm sunmakta hem de infazın tamamen umutsuz bir hale gelmesini önleyerek insancıllık ilkesini hayata geçirmektedir. Böylece, en ağır suçları işleyen mükerrirler için bile bir üst sınır getirilerek, cezalandırma ile topluma yeniden kazandırma amacı arasında bir denge kurulmaya çalışılmıştır.