Bir sanık hakkında hem hırsızlık hem de konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından hüküm kurulmuştur. Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2015/1950 E. sayılı kararında, sanık hakkında ayrıca iddianamede yer almayan mala zarar verme suçundan da hüküm kurulması eleştirilmiştir. Eğer mala zarar verme fiili iddianamede anlatılmış ancak sevk maddesi olarak gösterilmemiş olsaydı, mahkemenin bu suçtan ceza vermesi mümkün olur muydu?
Evet, mümkün olabilirdi. CMK m.225'teki 'iddianame ile bağlılık' ilkesi, mahkemenin iddianamede anlatılan 'fiil' ile bağlı olduğunu, ancak savcının yaptığı 'hukuki nitelendirme' (sevk maddesi) ile bağlı olmadığını belirtir. Dolayısıyla, eğer Cumhuriyet savcısı, iddianamenin 'olay anlatımı' kısmında, sanığın hırsızlık yaparken kapıyı kırdığını, eşyaları dağıttığını vb. şekilde mala zarar verme fiilini açıkça anlatmış, ancak sevk maddeleri arasına TCK m.151'i yazmayı unutmuş olsaydı, mahkeme bu durumu 'ek savunma hakkı' vererek düzeltebilirdi. Mahkeme, sanığa 'İddianamede anlatılan kapıyı kırma eyleminizin TCK m.151 kapsamındaki mala zarar verme suçunu da oluşturabileceği anlaşıldığından, bu konuda da savunmanızı yapınız' şeklinde ek savunma hakkı tanıyarak, bu suçtan da hüküm kurabilirdi. Yargıtay kararında eleştirilen durum ise, fiilin iddianamede hiç 'anlatılmamış' ve 'unsurlarının gösterilmemiş' olmasıdır.