Bir sanık hakkında, hem TCK m.142/1-b (nitelikli hırsızlık) hem de TCK m.151/1 (mala zarar verme) suçlarından ayrı ayrı mahkumiyet kararı verilmiştir. Bu kararın hukuki geçerliliğini, 'bileşik suç' ve 'korunan hukuki yarar' kavramları çerçevesinde, Yargıtay içtihatlarına göre değerlendiriniz.
Bu karar hukuka aykırıdır. Hırsızlık amacıyla bir malın çalınması sırasında o mala verilen zarar, genellikle hırsızlık suçunun içinde eriyen ve ayrıca cezalandırılmayan bir eylemdir. Yargıtay 22. Ceza Dairesi'nin 2015/13569 E. sayılı kararında da belirtildiği gibi, 'hırsızlık suçunun konusu ile mala zarar verme suçunun konusunun aynı olması ve korunan hukuki yararın tek olması karşısında; ayrıca mala zarar verme suçunun oluşmayacağı' kabul edilmelidir. Burada korunan temel hukuki yarar 'mülkiyet ve zilyetlik' hakkıdır. Hırsızlık eylemi zaten bu hakkı ihlal etmektedir. Eylemin gerçekleştirilmesi için kapının, kilidin veya malın kendisinin zarar görmesi, bu ana suçun işleniş biçiminin bir parçasıdır ve TCK m.42'deki 'bileşik suç' mantığına benzer şekilde, daha ağır olan hırsızlık suçunun cezası içinde cezalandırılmış sayılır. Bu nedenle, sanık hakkında ayrıca mala zarar verme suçundan mahkumiyet kararı verilmesi, 'ne bis in idem' (aynı fiilden iki kez yargılama ve ceza yasağı) ilkesine aykırılık teşkil eder ve bozma nedenidir.