HMK m. 371/1-a'daki 'hukukun veya taraflar arasındaki sözleşmenin yanlış uygulanmış olması' bozma sebebi, Yargıtay'ın takdir hakkına müdahale edip edemeyeceği konusunda ne anlama gelir? Özellikle manevi tazminat miktarının belirlenmesi bu kapsamda mıdır?
Bu bozma sebebi, Yargıtay'ın kural olarak maddi vakıalara veya delil takdirine karışmamasını, ancak bu vakıalara uygulanan hukuk kurallarının doğruluğunu denetlemesini ifade eder. Manevi tazminat miktarının belirlenmesi, hakimin takdir hakkını kullandığı bir alandır. Yargıtay, kural olarak bu takdir hakkına müdahale etmez. Ancak, hakimin takdir ettiği miktarın, mevcut yasal ilkeler (TBK m.56'daki 'adalete uygun olma' ilkesi), Yargıtay içtihatları (örn: 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı) ve hakkaniyet kuralları çerçevesinde 'bariz bir şekilde orantısız' (çok az veya çok fahiş) olması durumunda, Yargıtay bu durumu 'hukukun yanlış uygulanması' olarak kabul eder. Yani, takdir hakkının keyfi veya yasal ölçütlere aykırı kullanılması, bir hukuk hatası olarak görülür ve bu bent kapsamında bir bozma nedeni oluşturur. Metindeki Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2018/2476 E. sayılı kararı, manevi tazminat miktarının az bulunarak bozulmasıyla bu duruma tipik bir örnek teşkil eder.