Bir davada, davalı vekili, davacının alacaklarının zamanaşımına uğradığını 'cevap dilekçesinin ıslahı' yoluyla ileri sürmüştür. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 2014/8877 E. sayılı kararına göre bu usuli işlem geçerli midir?
Evet, bu usuli işlem geçerlidir. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 2014/8877 E. sayılı kararında, 'Zamanaşımı definin cevap dilekçesinin ıslahı yoluyla ileri sürülmesi de mümkündür' denilerek, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2010/9-629 E. sayılı kararına atıf yapılmıştır. Kural olarak, zamanaşımı def'i ilk savunma aracıdır ve cevap dilekçesiyle ileri sürülmelidir (HMK m.319). Ancak, HMK m.176 vd. düzenlenen ıslah kurumu, taraflara iddia ve savunmalarını bir defaya mahsus olmak üzere değiştirme ve genişletme imkanı tanır. Bu imkan, cevap dilekçesinde unutulan bir savunmanın (zamanaşımı def'i gibi) sonradan ileri sürülmesini de kapsar. Dolayısıyla, davalı taraf, süresi içinde ve usulüne uygun olarak cevap dilekçesini ıslah ederek, daha önce ileri sürmediği zamanaşımı def'ini yargılamaya dahil edebilir. Bu durumda mahkemenin bu def'i dikkate alması gerekir.