Bir boşanma davasında, davalı erkeğin başka bir kadından çocuğu olduğu ve bu çocuğu nüfusuna kaydettirdiği anlaşılmıştır. Bu durum, 'zina' olgusunun ispatı açısından ne anlama gelir?
Bu durum, zinanın kesin ve çürütülemez bir delilidir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2014/25672 K. sayılı kararında da bu duruma işaret edilmiştir. Evli bir erkeğin, evlilik birliği devam ederken başka bir kadından çocuk sahibi olması, bu kadınla cinsel ilişkiye girdiğinin biyolojik ve hukuki kanıtıdır. Çocuğun nüfusa kaydettirilmesi (tanıması), bu ilişkinin ve sonucunun resmi olarak da kabul edildiği anlamına gelir. Bu durumda mahkemenin, zina (aldatma) olgusunun ispatlandığını kabul ederek, başkaca bir delil araştırmasına gerek duymaksızın TMK m.161 uyarınca boşanmaya karar vermesi gerekir. Bu, zinanın varlığına dair en güçlü delillerden biridir.