Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2016/369 E. sayılı kararında, davalı kadına usulüne uygun şekilde ön inceleme duruşması davetiyesi tebliğ edilmeden yargılamanın sonuçlandırılması neden 'savunma hakkının kısıtlanması' olarak kabul edilmiştir? Ön inceleme duruşmasının davalı açısından önemi nedir?
Bu durumun 'savunma hakkının kısıtlanması' olarak kabul edilmesinin nedeni, ön inceleme duruşmasının, davalının savunma hakkını etkin bir şekilde kullanabildiği kritik bir yargılama aşaması olmasıdır. HMK m.140'a göre ön inceleme duruşmasında; dava şartları ve ilk itirazlar tartışılır, tarafların uyuşmazlık konuları (anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar) tek tek tespit edilir ve delillerin sunulması ve toplanması için gerekli işlemler yapılır. Davalı, bu duruşmada ilk itirazlarını (yetki, zamanaşımı vb.) sözlü olarak ileri sürebilir, karşı tarafın iddialarına cevap verebilir, kendi delillerini sunabilir ve mahkemenin uyuşmazlık konularını doğru tespit etmesine katkıda bulunabilir. Usulüne uygun bir davet almadığı için bu duruşmaya katılamayan davalı, tüm bu usuli haklardan mahrum kalmış olur. Yargılamanın kendi yokluğunda ve savunmaları tam olarak alınmadan ilerlemesi, HMK m.27'deki hukuki dinlenilme hakkının ve dolayısıyla savunma hakkının açık bir ihlalidir. Bu nedenle Yargıtay bu durumu bir bozma sebebi saymıştır.